STK’ların Kadınlar Üzerindeki Etkileri…

Post 7274 of 7276
STK’ların Kadınlar Üzerindeki Etkileri…

STK Kurumlarının en büyük amaçlarından biri, kadın veya erkek, yetişkin veyahut çocuk olsun tüm insanların kendisini ifade ederek yeteneklerini geliştirme konusunda özgür oldukları bir dünya kurabilmektir.

Bu amaçla kurulan STK Kurumları varlıklarını en güzel şekilde ifade ederek, herkesin dilinden düşürmediği bir kurum haline gelmeyi başarmıştır.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de, geniş kitleye sahip olan bu kurum, varlığıyla toplum arasında bir güven simgesi haline gelmiştir.

Ülke kadınlarımız, geçmiş tarihlerde olduğu gibi günümüzde de insan haklarından eşit bir biçimde yararlanamamaktadır.

Onlar her zaman erkekler ile dünyayı eşit bir biçimde paylaşamama gerçeğiyle yüzleşip, egemenliğin kayıtsız şartsız erkekler üzerine konulmaya çalışılma durumuyla yüzleşmek zorunda bırakılmıştır.

Kadınlarımız şikayetlerini memnuniyete çevirebilmek için ise hep bir direniş ve mücadele içerisine girmiştir.

Günümüz kadınları bilinçli bir birey olarak, kendi durumlarının doğal değil de, toplumsal olarak belirlendiğinin farkındalığına varmış, kendilerine yapılan haksızlıkları düzeltebilme uğruna STK Kurumları ile bir araya gelerek büyük girişimlerde bulunmuştur.

Bu dayanışma ve girişimler neticesinde baskıcı, eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir damarı gerilikçiliğin zehirinden arındırıp, bizlere eşitçiliğin ve yenilicilin hüküm sürdüğü bir damarı enjekte edebilmiştir.

Kadınlarımızın bu kutsal ve güçlü mücadelesi neticesinde feminizm doğmuş ve bir burjuva devrimi başlamıştır.

Ülke kadınlarımız ‘ulusun birer annesi olarak” evlatlarını yurtsever olmaları gerekliliği ilkesi ile yoğurmuş, erkekler ile eşit eğitim hakkı talep ederek, bu talebi yaşamakta fazla geç kalmamıştır.

Kadınlarımız azim ve başarılarıyla, örnek birer birey olmayı başarmış, STK Kurumlarının da yardımıyla zorunlu öğrenim süresini 8 yıla çıkartabilmiştirler. Bu durumda kız çocuklarının eğitim süreçleri bir nevi uzatılarak, gelecek için bilinçli ve kültürlü anne bireylerin önü açılmış oldu..

Modernliğin ve eğitimin yoğrulmuş olduğu bu hamurla kendilerini şekillendiren kadınlarımız, devrimci toplumun yeni değerlerine sıkıca tutunup, eski toplumun değerlerinden uzaklaşmış, kendilerine yenilikçi bir dünya kurmayı başarmıştır.

Artık erkeklerin tutarsız, bilinmeyen keyfi iradelerine karşı “hayır” demesini bilen kadınlarımız, siyasal topluma katılma hak ve taleplerini dile getirmekte geç kalmayıp, evlatlarını iyi birer yurttaş olarak yetiştirebilmek için erkekler ile eşit eğitim ve siyasal oy kullanma hakkı talebinde bulunmuşturlar.

Bu talepleri uzun bir mücadele neticesinde maksadına ulaşmış, kadınlarımız seçmen sandıklarının başında kendilerini en iyi bir şekilde ifade edebilmenin özgürlüğünü yaşamıştırlar.

Kadınlarımızın azimleri ve başarıları hakkında geçmişe dönecek olursak göreceğimiz şudur ki, Balkan Harbi ve Kurtuluş savaşı sonrasında kendilerini kanıtlayarak toplum üzerindeki önemini ispatlamıştırlar. Netice olarak ise, oy hakkına sahip olup varlıklarının önemimi tüm dünyaya bir kez daha kanıtlamıştırlar.
Kadınlarımız, Kurtuluş Savaşına katılıp, bütün güçleri bir araya getirerek, milli Kongreye katılmış olan 51 örgütten 16sını oluşturmuştur.

Bu tablo onların ne denli zeki ve başarılı olduğunu gösteren en belirgin bir kaynaktır.

STK Kurumlarının her geçen gün artışıyla devletin en önemli bir parçası haline gelmiş, onun ulaşamadığı alanların vazgeçilmezi olmayı başarmıştır. Gerek dünyada, gerekse Türkiye’de STK Kurumlarının toplum üzerindeki öneminin ne denli büyük olduğunu bilmekteyiz.

Son zamanlarda en çok dile getirilip, üzerinde en fazla konuşulan konu olma niteliğini koruyan bu kurum, eğitim, ekonomi ve toplumsal alanda her şeyin devletten beklenilmemesi gerekliliğini bir kez daha bizlere göstermiştir.

Durum böyle iken STK ların kadınlar üzerindeki gücünü görmemek mümkün değildir.

Bu sebeple, Türkiye’nin AB birliğine girebilmesi için bu kurumların bir köprü rolünü oynadığı ve milli gelirin iki katına çıkartıldığı bir durumda STK Kurumlarının her alanı ile bir bütünlük içerisinde işbirliği yapmak ülkenin bir nevi sıkıntılarının çözünürlülüğü demektir.

Eğer STK Kurumlarının her alanı bir bütün olursa, inanıyorum ki ülke birçok sıkıntısından arınmış olacaktır.

Saygılarımızla,

KASAİD