Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca hazırlanan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Yönetmelik, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi ile şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali olan kişiler hakkında şiddetin önlenmesine yönelik tedbirlerle bunların alınması ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları kapsıyor.

Yönetmeliğe göre, kişinin şiddete uğraması veya tehlike altında bulunması halinde herkes durumu yazılı, sözlü veya başka suretle ilgili makam ve mercilere ihbar edebilecek. Bu durumdan haberdar olan kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ise durumu derhal, şikayet mercilerine bildirmek zorunda olacak.

Şikayet mercileri, kanun kapsamındaki görevlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlü bulunacak.

-Mülki amirce verilecek tedbir kararları-

Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak, delil veya belge aranmaksızın mülki amirce, ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlilerinin başvurusu üzerine şu tedbirlerden biri, birkaçı veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar verilebilecek:

-Barınma yerinin sağlanması: Hakkında barınma yeri sağlanmasına karar verilen kişiler, Bakanlığın gözetim ve denetimi altında bulunan yerlerde, kamu kurum ve kuruluşlarına ait sosyal tesis, yurt veya benzeri yerlerde güvenli nakli sağlanıncaya kadar geçici barındırılabilecek.

Resen hakkında barınma yeri sağlanması tedbirine karar verilen kişi, barınma yerinde kalmak istememesi halinde aydınlatılmış rızası alınarak kalmak istediği yere ŞÖNİM tarafından ulaştırılacak. Kişinin hayati tehlikesinin bulunması halinde kolluk refakati talep edilecek.

-Geçici maddi yardım: Korunan kişiye, kanun uyarınca geçici maddi yardım yapılacak. Bu kapsamda, 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının otuzda birine kadar günlük ödeme yapılacak. Korunan kişinin birden fazla olması halinde, ilave her kişi için bu tutarın yüzde 20′si oranında ayrıca ödeme gerçekleştirilecek. Ancak ödenecek tutar hiçbir şekilde belirlenen günlük ödeme tutarının bir buçuk katını geçmeyecek. Korunan kişilere barınma yeri sağlanması halinde, bu tutarlar yüzde 50 azaltılarak uygulanacak.

-Rehberlik ve danışmanlık hizmeti: Korunan kişiye, iş bulma ve benzeri konularda gelişmesi, gerekli seçimleri, yorumları yapması ve kararları vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazandırmak, psikolojik destek sağlamak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içinde gerekli hizmetler verilecek.

-Geçici koruma altına alınma: Mülki amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amirince, şiddet mağdurunun hayati tehlikesinin bulunması halinde ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alma tedbiri verilecek.

-Kreş imkanı sağlanması: Çocuk sahibi olan korunan kişinin çalışmaması halinde, çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere 4, çalışması halinde ise 2 aylık süreyle sınırlı olmak, 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek şartıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak üzere kreş imkanı sağlanması tedbiri verilecek.

-Hakim tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları-

Hakim, koruyucu tedbir kararları kapsamında kişinin iş yerinin değiştirilmesi, evli olması halinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’ndaki şartların varlığı halinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması gibi kararlar alabilecek.

Hakim tarafından verilecek önleyici tedbir kararlarından bazıları ise şöyle olacak:

‘-Şiddet mağduruna yönelik şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması,

-Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi,

-Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve iş yerine yaklaşmaması,

-Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması,

-Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi,

-Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi,

-Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi,

-Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması, bağımlılığının olması halinde, hastaneye yatmak dahil muayene ve tedavisinin sağlanması.

Hakim, velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar verebilecek. Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan veya katkıda bulunan kişi ise hakim, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilecek.

Mülki amirce alınabilecek barınma yeri sağlanmasına ve geçici koruma altına alınmasına ilişkin tedbirler, diğer bazı durumlarda da hakim tarafından karar altına alınabilecek önleyici tedbirler, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ilgili kolluk amirince alınabilecek.

-Tedbir kararlarının verilmesi ve gizlilik-

Tedbir kararı ilgilinin talebi, müdürlük, ŞÖNİM veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilecek. Karar, ilk defasında en çok 6 ay için alınabilecek. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin süreceğinin anlaşılması halinde, tedbirlerin süresi veya şekli değiştirilebilecek.
Gerekli bulunması halinde, tedbir kararıyla birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile diğer bilgileri, tüm resmi kayıtlarda gizli tutulacak. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanacak.

Bilgilerinin saklanmasına karar verilen kişinin, Milli Eğitim Bakanlığı, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi, Sosyal Güvenlik Kurumu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, kolluk, bankalar, sağlık kurum ve kuruluşları ve benzeri tüm kayıtlardaki bilgileri gizli tutulacak.

-Tedbir kararlarının yerine getirilmesi-

Yönetmelikte, mülki amirce verilen karara, hakim tarafından verilen tedbir ve zorlama hapsi kararlarına itiraz ile tedbir kararının ilgili makamlara iletilmesi ve yerine getirilmesi konuları da düzenlendi.

Yönetmeliğe göre, tedbir kararları, kararın niteliğine göre kamu kurum ve kuruluşlarınca ŞÖNİM ile işbirliği içinde ivedilikle yerine getirilecek. Koruyucu veya önleyici tedbir kararlarının alınması ve yerine getirilmesi aşamasında şiddet mağduru ile şiddet uygulayan arasında uzlaşma ya da arabuluculuk önerilemeyecek.
Önleyici tedbir kararlarının yerine getirilip getirilmediği, karar süresince kolluk tarafından kontrol edilecek. Kolluk görevleri, özellikle çocuk ve kadının insan hakları ile kadın erkek eşitliği konusunda eğitim almış personel arasından belirlenecek.

Hakim, tedbir kararlarının uygulanmasında teknik araç ve yöntemler kullanılmasına karar verebilecek. Ancak teknik araçlar kullanılmak suretiyle, kişilerin ses ve görüntü kaydı alınamayacak, kişiler dinlenemeyecek ve izlenemeyecek.

-Tedbir kararlarına aykırılık-

Aile mahkemesince tedbir kararlarının ihlal edildiğinin tespiti halinde, başka işleme gerek kalmaksızın resen zorlama hapsine ilişkin karar verilebilecek. Zorlama hapsine ilişkin kararlar, duruşma yapılmaksızın verilecek. Ancak hakim tarafından gerekli görülmesi halinde ilgililer dinlenebilecek.

Kanun hükümlerine göre, hakkındaki tedbir kararlarına aykırı hareket eden şiddet uygulayana, fiili suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim tarafından 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsine tabi tutulmasına karar verilecek.

Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi 15 günden 30 güne kadar olacak. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi 6 ayı geçmeyecek.

-Kurumlar arası koordinasyon-

Kanun hükümlerinin yerine getirilmesinde kurumlar arası ve sivil toplum kuruluşları ile koordinasyon Bakanlık tarafından gerçekleştirilecek.

Kadınların çalışma yaşamına katılımı, özellikle kadın ve çocukla ilgili olmak üzere şiddetle mücadele mekanizmaları ve benzeri politikalar konusunda, Bakanlıkça üniversiteler, ilgili meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının da görüşleri alınarak bilgilendirme materyalleri hazırlatılacak.

Materyaller, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan özel televizyon kuruluşları ve radyolarca ayda en az 90 dakika yayınlanacak.

-Eğitim ve sağlık-

İlköğretim ve ortaöğretim müfredatına, kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği konusunda eğitime yönelik dersler konulacak. Müfredata eklenen derslerin içeriği Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili birimi ile Genel Müdürlükçe hazırlanacak.

Korunan kişinin sağlık giderleri, genel sağlık sigortası kapsamında karşılanacak. Ancak hakkında koruyucu tedbir kararı verilen kişilerden genel sağlık sigortalısı olmayan ya da yararlanamayanlar, bu hallerin devamı süresince, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince, gelir testine tabi tutulmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılacak.

Bakanlık, gerekli görmesi halinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan ve herhangi şekilde haberdar olduğu idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya müdahil olarak katılabilecek.